| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | knuckle down f. | teslim olmak | ||
|
I should have had to knuckle down very submissively to some bully, and this I was not willing to do. Zorbalığa uysal bir şekilde teslim olmam gerekiyordu ancak ben bunu yapmak istemiyordum. More Sentences |
||||
| Genel | knuckle down f. | işe koyulmak | ||
|
The cleaning lady knuckled down to work as soon as she arrived. Temizlikçi kadın gelir gelmez işe koyuldu. More Sentences |
||||
| Genel | knuckle down f. | girişmek | ||
| Genel | knuckle down f. | başlamak | ||
| Genel | knuckle down f. | boyun eğmek | ||
| Genel | knuckle down f. | odaklanmak | ||
| Genel | knuckle down f. | pes etmek | ||
| Genel | knuckle down f. | sıkı çalışmak | ||
| Genel | knuckle down f. | ciddi biçimde çalışmak | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | knuckle down f. | bir baltaya sap olmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | knuckle down to f. | başlamak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | knuckle down (to something) f. | (bir şeye) başlamak | ||
| Öbek Fiiller | knuckle down (to something) f. | (bir işe) girişmek | ||
| Öbek Fiiller | knuckle down (to something) f. | (bir şeyle) meşgul olmak | ||
| Öbek Fiiller | knuckle down (to something) f. | (bir işe) koyulmak | ||
| Öbek Fiiller | knuckle down to (do) (something) f. | (bir şeyi yapmaya) odaklanmak | ||
| Öbek Fiiller | knuckle down to (do) (something) f. | (bir işi yapmaya) girişmek | ||
| Öbek Fiiller | knuckle down to (do) (something) f. | canla başla (bir işi yapmaya) koyulmak/girişmek/odaklanmak | ||
| Öbek Fiiller | knuckle down to (do) (something) f. | kararlı bir şekilde (bir işi yapmaya) koyulmak/girişmek | ||
| Öbek Fiiller | knuckle down to (do) (something) f. | (bir şeyi yapmaya) koyulmak | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | knuckle down to f. | işe koyulmak | ||